Bugün çalışan jenerasyonun anne-babalarının çalıştığı döneme baktığımızda ‘kariyer’ anlayışının beklentilerde de gerçekte de oldukça değiştiğini görüyoruz. Bugün yeni jenerasyon kariyer merdiveninde, ebeveynlerimizin dönemindeki girdiğin yerden emekli olmak yerine, ortalama beş altı defa alan değiştirdiğimiz, uzmanlıklar kadar yeteneklerin de erişiminin oldukça geçişken hareket ettiği bir iş dünyası içindeyiz. Benzer şekilde artık bir işten beklenti maaş ödenmesinin ötesine geçmiş durumda.

Yapılan iş manevi anlamda doyurucu olmayınca, karını doyurması da kimse için tatmin edici olmuyor. Çevrenizde de sıklıkla göreceğiniz gibi, herkes bir başka yerde, bir başka pozisyonda olmanın yolunu arıyor. Herkes bir şeyler değişsin istiyor ama ne? Eğer siz de böyle bir değişikliğin peşindeyseniz ancak istediğiniz değişimi elle tutulur şekilde kendinize anlatmakta zorlanıyorsanız, tam sizlik bir egzersizimiz var.

GÖZLERİNİ KAPAT VE GELECEKTEKİ SENLE İLETİŞİME GEÇ

Her değişiklik tanım ister. Neyi değiştirmek istiyorsunuz? Niye değiştirmek istiyorsunuz? Ne zaman? Nasıl? Nerede? İş hayatına atılmakla birlikte, içindeyken fark etmeniz güç olan pek çok değişimden geçiyorsunuz. İstekleriniz, beklentileriniz, değerleriniz, koşullarınız kadar sizinle de birlikte değişiyor aslında. Ne yazık ki koşullar çerçevesinde düşünmek hayal gücünü oldukça kısıtlayabiliyor. Bu değişimlerin her birini teker teker aklınızda belirlemeye çalışmak, büyük resmi görmenizde sizi hep eksik bırakır. Bunun önüne geçebilmek için size şöyle bir egzersiz öneriyoruz:

Bir an için hayatın gerçeklerini unutun. Gözlerinizi kapatın ve bir an için değişmesini istediğiniz her şeyin değiştiğini, kalmasını istediğiniz her şeyin de kaldığını ve ideal noktada olduğunuzu hayal edin. Bu ideal hayattan bir gün gözlerinizin önüne getirin ve o günkü siz olarak bugünkü size bir mektup yazın. (Yazmakta tıkanıklık yaşayacağınızı düşünüyorsanız ses kaydı da alabilirsiniz.) Kendinize yazdığınız mektupta o gün neler yaptığınızı, kimleri gördüğünüzü olabildiğince detaylı biçimde yazın. Bu mektubu tekrar okuduğunuzda tek bir günün içinizden geldiği gibi detaylandırılmış hali, varmak istediğiniz noktanın adını koyamadığınız pek çok detayını gösterecektir size.

Kimi zaman gerçekten içinizden geleni aktaracak akışa girmek güç olabilir, yazdığınız her şeyi sorgularken yakalayabilirsiniz kendinizi. Bu bakımdan bu egzersizden önce beş dakikalık bir meditasyonla akışa girmenizi daha kolay hale getirebilirsiniz.