Meditasyon neye iyi gelmiyor ki? Kan basıncınızı düşürüyor, odak kabiliyetinizi arttırıyor, hafızayı kuvvetlendiriyor, uyku kalitenizi arttırıyor… Tüm bunların ve dahasının sayesinde de stres seviyenizi kontrol altına almanızı sağlıyor. Araştırmalar düzenli meditasyon yapıldığı takdirde, beyninizde oluşmuş stres yaratıcı kalıpların kırılmasının ve bu kısayolları daha sağlıklı versiyonlarıyla değiştirmenizin mümkün olduğunu öne sürüyor.

Özellikle yeni başlayanlar için, meditasyonda yakaladığınız düzen ve meditasyona harcadığınız zamanın size sağladığı katkı fark edilir bir boyutta olacaktır.Örneğin haftada bir kere bir saat meditasyon yapmak yerine, her gün on dakika ayırmanız hemen zaman yönetimi hem de meditasyonun etkisini görebilmeniz için daha doğru bir takvim olacaktır.

Düzenli meditasyon yaptığınız takdirde artan uyku kaliteniz iç huzurunuzu temin etmenizde fayda sağlarken, derin dinlenme sayesinde vücudunuzda bu huzur halini devam ettirecek pek çok nörotransmiter de daha çok salgılanmaya başlayacaktır. Nörotransmiter kulağa yabancı geliyor ise işte size tanıdık gelecek birkaç nörotransmiter ve etkileri:

  • Dopamin beynin tatmin, zevk ve odaklanma deneyiminde önemli bir rol oynuyor. Gün içindeki ruh halinizin de ve odağınızdaki gelişmenin de müsebbibi yine bu nörotransmiter.
  • Serotonin kelimesi maruz kaldığımız reklamlarla zihnimize çikolatayla gelen mutluluk olarak kazınsa da esas rolü sakinleşmemize yardımcı olmaktır.Bunun yanında çikolata serotonine giden tek yol değil. Biz yine çikolatayla aranıza girmeyelim ancak düzenli meditasyonla regüle ettiğiniz serotonin salgılanımı sayesinde kaygılı hissetme sıklığınızın ve kaygı seviyenizin azaldığını ve daha sakin olmaya başladığınızı fark edeceksiniz.
  • Endorfin özellikle çevrenizde gördüğünüz egzersiz bağımlılarının bitmek bilmeyen coşkusuna sebep olan nörotransmiter. Son dönemde sosyal medyada gördüğünüz gibi her gün koşuya başlayan bir başka arkadaşınızın da peşinde olduğu salgılanma da aynı zamanda. Egzersiz stres azaltıcı bir başka yöntem olarak aklımızda kalsın ancak düzenli egzersize ayıracağınız zamanın beşte birini ayırarak endorfin sılgılanımınızı düzenli meditasyonla da artırmanız mümkün.

Meditasyon Yapmanın Yeri de Zamanı da Yok

Tabii ki gönül ister ki hepimiz her sabah güneşi yoga ve meditasyonla selamlaya bilelim. Ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda sabah kalkar kalkmaz yataktan çıkmadan, işe doğru yola çıkmışken, öğle aranızda bir ağırlık çökmüşken ayıracağınız bir on dakika değişimi hayatınıza getirmek için yeterli bir ilk adım olacaktır.